Değiştiğimiz Kadar Gelişiyor Muyuz? Mavi Ekran Olursa
Bir çok yerde karşımıza çıkan, pek çok kişiden duyduğumuz değişim ve gelişim kelimeleri var. Dünya değişiyor diyoruz. Teknoloji gelişti, gelişiyor diyoruz. Peki biz şahsi olarak değişiyor ve gelişiyor muyuz?

Her gün yeni bir güne uyanıyoruz. Bunun çoğu zaman farkında olmadan; hayatın hızlı, karmaşık ve stresli anlarını geçiriyoruz. Fark etmeden de olsa birçok zaman yeni bilgiler duyuyor ve öğreniyoruz. Ama faydalı ama faydasız çoğu zaman ayırt etmiyoruz. Çünkü bunu filtreleme mekanızmamızı aktif etmedik. Alıcılar da zaten çoğu zaman işimize gelinlerde sabit kalmış. Çoğu zaman gerçekleri değil de bizim için kolay olanı, basit gözükeni ve faydasız olanı seçiyoruz.
Peki değiştiğimiz kadar gelişiyor muyuz?
Dünya, insanlar, hayat, teknoloji, alışkanlıklar vb. birçok durumda artık eskisi gibi değiliz, olmamalıyız. Mesela artık herhangi bir program için saatler öncesinden beklemiyoruz TV karşısında. İsteğimizde programlardan, uygulamalardan izliyoruz. Birinden haberdar olmak için bir tuşa basmamız yetiyor. Alışkanlıklar da teknoloji ile farklılaştı. Her şeyimizi insanlarla paylaşır olduk ve bunun adına da sosyallik dedik. Hiç sosyal olmadan telefondan sosyal oluverdik. Çok da çabuk değiştik, hemen ayak uydurduk. Artık arabanın çamını açarken çevirmiyor, ekran kaydırarak sosyal oluyor, her şeye yorum yapmakla entellektüel, telefon değiştirerek yenilikçi oluyoruz. Her şey tamam, iyi güzel de bu kadar değişime rağmen ne kadar kendimizi geliştiriyoruz? Yani değiştiğimiz kadar gelişiyor muyuz?
İnsan bu kadar değişimin, farklılığın, yeniliğin içerisinde ve bilginin bu kadar çabuk ulaşıldığı bir zamanda acaba gerçekten kendini bu hızla geliştirdi mi? Artık daha fazla bilgi sahibi, daha fazla okuyan, araştıran ve öğrenen bir yapıda mıyız? Halbuki bugün teknolojiyi geliştiren, interneti bulan, telefonu icat edip bu seviyeye getiren yine insan.
Bizler değiştiğimizden daha çok geliştirmeliyiz. Okumalı, araştırmalı, bilmeli ve öğrenmeliyiz. Çünkü buna mecburuz. Biz düşünüp, tasarlayıp, vakit kaybetmeden uygulamaya geçerek üretmeliyiz. Fikir, düşünce , teknoloji ve daha fazlasını yapmalıyız. Sadece hızla değişen dünyaya ve hızla gelişen teknolojiye sadece aaa bu yeni deyip bize empoze edilen yaşam tarzını benimsemememiz gerek. Üretmeyen sadece tüketen bir insan olmayalım. Tüketmek bizi yok eder. Bilgiyi, hayatı, düşünceyi, fikri ve insanı tükettiğimizde geriye sadece boş bakan beyinler kalacak.

Geçen günlerde mavi ekran olayını hepimiz duyduk. Evet gelişen teknoloji değil mi? Bir anlık birçok kurum ve kuruluş sistem olarak durdu. İşler aksadı ve bilgilere ulaşılamadı. Dediğimiz gibi sadece kaydırmak ekranda sosyal olmak bize sadece mavi ekrana bakmaya mahkum etmesin.
Burada kendin pişir kendin ye mantığı çıkmasın. Çünkü yapılan bir çok çalışma özellikle sosyal medya ve teknoloji konusunda önemli çalışmalardır. Fakat yaptıktan sonra onun geliştirmesi ve pazarlaması gerekecek. Bugün nasıl biz farklı yapılardaki teknolojileri kullanıyorsak başkaları da bizim teknolojimizi kullanmalı. Bu yapıyı ve planları ona göre yapmalıyız ki dünyayla, teknolojiyle yarışabilelim.
![]() |
Değiştiğimizde bozuluyoruz farkında olmamız gerek. Aile yapımız, çocuklarımız, gençlerimiz ve hepimiz bir yerimizden kopmaya başlıyoruz. Bunun olmaması için hem değişim hem de gelişim olacak. Belli bir kesim yada zümrenin değil hepimizin okumasını, doğru kaynaklardan bilgi edinmesini en önemlisi de bize ait olan, yıllardır mirasımız emanetimiz kültürümüzü, değerlerimizi, tarihimizi ve geçmişimizi unutmamalıyız. Hayal kurabilen gençler, araştıran öğrenciler, okuyan ebeveynler ve umut dolu yarınlar için gelişip değişerek, fikir üretecek, akıl yürütecek, düşüncesini ilme ve teknolojiye dönüştürecek kişilere, ailelere, öğrencilere ve topluma ihtiyaç var.
Olması gerekenler zamanında olursa sonuç değişir. Haydi hayatımızda ki olması gerekenleri bugünden başlayarak yapalım.

Yorumlar
Yorum Gönder