Kendini Tanı- İnsan Bir Mücizedir

Kendini Tanı

Her insan kendi kefesinde bir öz taşır. Bu öz yapının içinde sadece ve sadece kendisi vardır. Karakteri, huyu, tarzı ve tavrı ile insan kendisi olanları her zaman kefesinde taşır. Ne kadar sosyal ortamda, yaşantısında ve hayatımızın bir çok yerinde ortak yapıda olsak da yine de o öz yapı kendini korur. Hani duyduğumuz şu cümle aslında bize bu durumu açıklar nitelikte. “7’sinde ne ise 70’inde de o”. Belki de konunun aslı buradadır. Kendimizi tanımaya buradan başlamalıyız.

Parmak izimiz gibi, sadece biziz. Onun içindir ki bazı özelliklerimizi her zaman her ortamda koruruz. Ortak kullanım da tahammül eder veya sabır gösteririz. Bu durum da yine insan olduğumuz ve sosyal varlık olduğumuzdandır. Birçok şeyin farkına varmadan yaşadığımız bu hayatta sadece dikkatli bakmak ve ince düşünmek bize çok daha fazlasını verecektir.

Ben yıllardır kendimi tanımaya çalışmaktayım. Bu sadece kişisel gelişim ile alakalı olan ve psikolojik taraf değil. Anatomi gibi sosyoloji gibi farklı alanları da var. Çünkü biz bir bütünüz. Bölüp parçalamak, birbirinden bağımsız düşünmek bize sağlıklı sonuç vermez. Ne kadar mükemmel olduğumuzu tüm parçalar bir araya geldiğinde görürüz. Onun için bize bütünden bakalım.

Kendimize maddi olarak baktığımızda çok da değerli olduğumuz söylenemez. Litre bazında kan, belli kilo da kemik ve etten ibaret değil miyiz? Ve bunlar bu şekilde hiçbir işe yaramıyor. Ama nasıl olur da böyle bir değersizlik var iken evrende-kainatta en değerli biz yani insan oluyor. Neden bütün hayvanat, nebatat ve her şey bizim emrimize verilmiş. İnanç sistemimiz ne olursa olsun insan bir mucizedir.

Pekala bizi değerli yapan nedir? Nasıl kendimizi hem değerli görüp hem de mütevazi olabiliriz?

Muhteşem bir sistem ve inanılmaz bir denge içinde olan bizler, kendimizi tanıma yolculuğunda sadece ben değerliyim diyerek ilerleyemeyiz. Biz değerliyiz ama NEDEN?

Şimdi hep birlikte hayal edelim. Elimizde boş bir cam fanus, biraz çakıl taşı, biraz küçük otlardan ve bir kaç adet küçük dal parçaları var. Bu şekilde gözümüzün önene getirelim. Sanki çöpe atılacak malzemeler gibi durmuyor mu?

H

ayatımızda öğrendiklerimiz, becerilerimiz, yetkinliklerimiz ve alışkanlıklarımız gibi özelliklerimizi toplayalım. Şimdi biraz önce bahsettiğimiz malzemeleri bir fanusun içine düzenli bir şekilde yerleştirelim. Fanus artık boş bir fanus değil aksine şahane görünümü olan Terrarium. Bende, sende hepimiz özelliklerimizi, birikimlerimizi benliğimize güzel bir şekilde yerleştirdiğimizde sonuç harika olacaktır.

İnsan değişir ve gelişir. Yaşam, bir şekilde akıp giderken kendine yer bulmaya çalışan bizler benliğimizi ve kendimizi ararız. Bunu ne zaman hangi yaşta buluruz bilinmez yada kişiye göre değişir. Önemli olan bulabilmek. Nelerde becerili olduğun, neleri yapmaktan keyif aldığın, istemediklerin, sevmediklerin. Aynaya bakıp soruyorum ve bana samimi gerçek cevabı veriyor. Eğer bu soruların cevabını kendimizde bulamıyorsak başkası bize çok da doğru yanıtı vermeyecektir. Belki sevgi belki çıkar ama sonuç olarak biraz yanlı bir durum olabilir.

Kendini tanımak hayatımızın her alanında işimizde, evimizde, sosyallikte ve benliğimizde sonuçları pozitif bir durum oluşturur. Benlik ve kimlik hatta karakter arayışında olmak bile insanın büyük bir boşlukta olduğunu hissettirir. Bu derin boşluğu sen olmayan şeyler ile doldurmaya çalışırsan, hatalar ve yanlışlar mutsuzluk ve hiçlik getirir. Bilmek, öğrenmek ve tanımak insanın kendisi için harika olgulardır. Bunu olumlu yönde yaparsak mütevazi, yardımsever vb. güzellikler ile sonuca vardığımız gibi eğer olumsuz yönde yaparsak da ego, kibir vb. duygularla karşılaşabiliriz.

İ

nsan buğday başağına benzer. Başakların içi dolduğunda başını öne eğer ama başakların içi boş ise o zaman dik başlı olur. İnsan işte mucize bir yapı, şahane bir oluşum ve şahsına münhasır bir canlı. Biz değerimizi, kendimizi her yönden tanıyarak, geliştirerek ve değiştirerek bulacağız. Bilmek yetmez, sorgulamak gerek. Duymak yetmez, araştırmak gerek. Anlamak yetmez, hazmetmek gerek ve asıl olan insan olmak yetmez, kendin olmak gerek.

Eğer bu hayatta değer görmek istiyorsak farkımız olmalı. Bu fark bilgi, beceri, donanım ve tecrübeleri harmanlayıp o kendi özümüze, öz kesemize eklemekle mümkün. Farklılık farkındalık getirir.

Yorumlar

Popüler Yayınlar